Spekülasyon çözümü

Daha önceki yazılarında spekülasyon ve spekülatör nedir onları anlatmaya çalıştım. Bu gün ise kısa dönem de yada vaade de değil, orta ve uzun vadede neler yapılabileceğini anlatmaya çalışacağım.
Biraz toplum olarak genel de gördüğümüz problemleri bize zararı olmadığı sürece umursamaz, dikkat etmeyiz. Bir nevi “bize dokunmayan yılan bin yaşasın” kafasıyla hareket ederiz. Ancak ne yazık ki yılan eninde sonunda gelir bize de dokunur. Benim bahsedeceğim çözüm ise bu günün olmasada gelecekte aynı stok, speküle olaylarının önüne geçebilir. Tabi yine insan oğlu bu ne yapacağı belli olmaz.
Kısa vadede baskınlar ve cezalar belli derecede yeterli olabilir ama şahsen bu baskın ve cezaların da ciddiyet ile samimiyetten uzak olduğunu düşünüyorum. Çünkü hiç bir çözüme ulaşmıyor. Hükümet bu soruna bir türlü çözüm bulup önünü kesemiyor. Üstelik ithalattan kaynaklandığı iddia edilen hastalıklar ortaya çıktı ve ortalıkta o kadar saçma sapan şeyler dolaşıyor ki kime veya neye inanacağımızı bilemiyoruz.
Spekülasyon sorununu orta ve uzun vadede çözebilmemiz için önce ülkeyi tanımamız gerekiyor. İdareci olarak başımızda bulunan insanlar ne yazık ki ülkeyi tanımadığı gibi potansiyelini de bilmiyor. Bu sebeple belki de doğru düzgün bir çözüm üretilemiyor.
Ülkeyi tanımak için her alanda haritalandırma yapmamız gerekiyor. Bu gün özellikle gıda ve tekstil alanında spekülasyonu önlemek için ülkenin hangi bölgelerinde hangi üründen ne kadar üretiliyor, ne kadar üretilebilir gibi sorular sorup üretim ve ihtiyaç haritasını çıkarmak lazım.
Bunu şöyle anlatmaya çalışalım. Bir üreticisiniz ve ürün tarladan çok ucuza çıkıyor ama arada ne oluyorsa bir anda ortadan kayboluyor ve fiyatı yükselene kadar ortaya çıkmıyor. Bunu önlemek için mutlak kayıt sistemini oluşturmanız gerekiyor.
Bu ülkede kimler, nerede, ne üretiyor. Bunların belirlenip kayıt altına alınmalıdır. Daha sonra ne kadar üretiyor ve daha ne kadar üretilebilir? Sonrasında her ürünün kendi kimliği olmalı ve bu ürünlerin ağırlıkları ve değerleri belirlenerek bir fiyat oluşturulmalı. En yüksek bu veya en düşük bu şeklinde yapılmalı. Aradaki aracılar da kayıt altına alınmalı ve kayıtlı olmayanların aracılık yapmaları yasaklanmalı ve yakalanana hapis cezası verilmeli.
Mesela patatesi düşünün. Diyelim ki bu ülkenin yıllık patates tüketimi 10 ton ama ürettiği 8 ton ve üretebileceği ise 12 tondur. Devlet hepsini kayıt altında tutup eğer eğer kayıtlara göre yıllık 8 ton üretilmesi gereken patates 5-6 ton civarındaysa üreticiden başlayan kayıt sistemi sonrasında aradaki farkın nereye kaybolduğunu bulabilir. Böylelikle arada bilerek spekülasyon yapmak isteyen olursa tespit eder ve cezasını kesebilir. Tabi diğer yandan ülkenin ortalama ihtiyacını belirleyip ona göre üretim yapılması içinde yatırım yapması gerekiyor. Fazla üretimi ihraç ederken eksik üretim giderilir.
Ancak bunun için her şeyi kayıt altına alacak, ürünlerin tarladan müşterinin eline kadar nerede hangi aşamalardan geçtiğini gösterecek bir kayıt sistemi olmalı. Bu zor bir şey değil. Devlet dairelerinde sadece çay kahve muhabbeti yapan memurlar bile bu işi yapmak için yeterli iş gücüne sahiptir. Ekstra bir iş gücüne ihtiyaç yok. Aslında çözüm de çok ama işte mesele istemekte… Bir insan bir problemi çözmek istemediğinde hep bahane üretir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir