Borçlanarak büyümek

Ülke olarak en büyük problemlerimizden biri de borçlanarak büyümek. Bu gün konkordatonun bu kadar fazla olması, yabancıların borçlu firmalara göz dikmesinin temelinde hep sonunu düşünmeden daha fazlasını isteyen ve bunun için de borçlanmaktan çekinmeyelerdir. Tabi ki de krizin ortaya çıkması, satılan ürün karşılığında ödeme alınamaması gibi başka faktörlerde var. Ancak en azından ülkemiz için şunu çok rahat bir şekilde söyleyebilirim ki veresiye ve borçlanarak yaşamak bakkaldan en büyük firmalara kadar herkes de var. Biraz düşünelim. Biri kredi çekerek bir iş kuruyor, işi güzel gidiyor. Gitsin, Allah arttırsın, hiç bozmasın. Ancak işlerin biraz arttığını görünce “nasıl olsa taksitle öderim” diyip yine kredi çekip yatırım yapıyor. Bu böyle devam ediyor. Her seferinde taksitle ödeyeceğini düşünerek borcunu arttırıyor. “Önce şu borcu bitireyim sonra yavaş ve emin adımlarla büyüyeyim” denilmiyor. Tabi bu kişiler ülkeyi, ekonomik yapısını, uluslar arası ilişkileri, reel piyasaları, borsayı falan bilmiyor, takip etmiyor. Halbuki bunlardan birinde herhangi bir sıkıntı çıksa ülke temelinden sallanıyor. Sonra bir kriz oluyor arkasından faiz arttırımı geliyor. Sonuç ödenecek taksit borçtan fazla oluyor. Hemen ardından da konkordato geliyor. Ama bitti mi, hayır! Faiz arttırımını gören yabancı yatırımcılar da ülkeye hücum edip yatırım yapıyor. Yerli iş gücünü silip süpürüyor ve ülkemizde kazandıkları parayı dışarıya taşıyor.
Daha bu sabah uzmanlar özellikle Amerikalı ve Japon yatırımcıların son çeyrekte ülkemize yatırım yapmaya hazırlandığını söyledi.
Japon’lar Akdeniz ve Ege deki borçlu otellere göz dikerken Amerikalılar sanayiye, üretim ve ulaştırma alanlarındaki firmalar göz dikmişler.
Ülke olarak borçları erteleyip sözde enflasyon ile mücadele kapsamında kemer sıkma politikaları uyguluyor gibi görünsek de faiz artırımı yüzünden yatırımcılar ağızlarının suyu aka aka ülkemize gelmeye başladı. Eğer hükümet yerli firmaları koruyamayıp yabancılara kaptırırsa emin olun ki fakirleşmeye devam ederiz. Belki bu gün değil ama bir gün iflas eder veya başkalarının kölesi olarak ne derse yapmak zorunda kalırız. En önemli olan borçlu firmaların iflas etmesini engellemek ve borçlarından kurtulabilecekleri bir yol öğretmeleridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir